//-->
SORUNUZU SORUN HEP BİRLİKTE CEVAPLAYALIM BÖLÜMÜ SOLDA FORUM YAZAN YERDEDİR. FORUMA ÜYE OLUN TÜM SORULARINIZ CEVAPLANSIN. MATEMATİK VE DİĞER DERSLERİN VİDEOLU KONU ANLATIMI VE SORU ÇÖZÜMÜ VİDEO ANLATIMLARI SİTEMİZDE BULUNMAKTADIR MATEMATİKCİMM SONUNDAKİ CİMM 2 M İLE YAZILIYOR :) *HOŞ GELDİNİZ*
aaaa
aaaaaa
6. 7. 8. Sınıf Matematik
6. 7. 8. Sınıf Videolu konu anlatımı
6. 7. 8. Sınıf Videolu soru çözümü
6. 7. 8. Sınıf Türkçe
6. 7. 8. Sınıf Fen bilgisi
6. 7. 8. Sınıf Sosyal bilgiler
aaaaaa
Matematik
Geometri
Fizik
Kimya
Biyoloji
Edebiyat
Dil ve anlatım
6. 7. 8. Sınıf Matematik
Matematik
Geometri
Fizik
Kimya
Biyoloji
Türkçe
Edebiyat
Tarih
6. 7. 8. Sınıf Matematik
Geometri
Matematik
Toplist
Site içi arama
Ziyaretçi defteri
Site duyuruları
Yönetici Hakkında
Hakkımızda
iletişim
Reklam ver
Site Haritası
aaaaaaaa
Takvim yaprakları
Döküman arşivi

Eğitim Haberleri
Anketler
7 günde ingilizce
7 günde ingilizce
7 günde ingilizce
Filipinli Bakıcı
Filipinli Bakıcılar
Filipinli Bakıcı Arıyorum
5 günde ingilizce
7 günde ingilizce
7 günde ingilizce
7 günde ingilizce

Tüm dersler ve Matematik

Edatlar (İlgeçler)

       EDATLAR  (İLGEÇLER)

           Tek  başına  bir  anlam taşımayan , ancak kendinden önceki sözcükle birlikte kullanıldığında belirli bir anlamı olan sözcüklerdir.Edatlar çekim eki alırsa adlaşırlar. En çok kullanılan edatlar şunlardır:

Gibi:

Benzetme ilgisiyle ismi nitelerse sıfat öbeği, fiili nitelerse zarf öbeği kurar.

 

 

  • Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendi. (sıfat)
  • Dev gibi dalgalar sahile vuruyordu. (sıfat)
  • Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner. (zarf)
  • Dolu bir kadeh gibi kırılıyorum avuçlarında.(zarf)
  • Sen de onun gibi düşünüyorsun (karşılaştırma)
  • Annem gibi dolma yapan dünyada bulamazsın (k.)
  • Yataktan kalktığı gibi dışarı fırladı.(hemen,o anda)
  • Haberi aldığı gibi yola çıktı.(hemen,o anda)
  • Ben ona insan gibi davrandım.( yakışır biçimde)
  • Birbirinizle adam gibi konuşun.( yakışır biçimde)
  • Saat üç gibi yanına gelirim. (dolayında)
  • Final maçı akşam sekiz gibi başlar ( dolayında)
  • Bugün yağmur yağacak gibi (tahmin)
  • Galatasaray bu maçı alacak gibi (tahmin)
  • Bir an onu sever gibi oldum (yaklaşma)
  • O sırada güneş çıkar gibi oldu. (yaklaşma)

 

İçin:

 

“-dik için” şeklinde neden- sonuç  “-mek için” şeklinde amaç – sonuç ilişkisi kurar.

 

  • Yağmur yağdığı için pikniğe gidemedik. (n.s)
  • Hasta olduğum için dersi dinleyemedim. (n.s)
  • Kadın oğlunu görmek için şehre gitti. (a.s)
  • İşe girmek için ehliyet almış (a.s)

 

Görelik anlamında görüş bildirir:

 

  • Sen benim için dünyanın en güzel kızısın.
  • Bu çalışmalar onun için boş bir uğraştı.

 

Karşılığında, karşılık olarak:

 

*Bu elbise için çok para harcadım.

*Ev için size yüz bin lira veririm

 

Uğruna, yoluna:

 

* Vatan için nice şehitler verdik.

* Bu eylemi tüm insanlık   için  yapıyoruz.

 

Hakkında:

 

* Veliler bizim okul için ne söylüyorlar?

* Eleştirmenler, filminiz için olumlu konuşuyor.

 

Aitlik, özgülük:

 

  • Bu pastayı sizin için ayırdım.
  • Bahçeye oğlum için salıncak kurdum.

 

Oranla:

 

  • O şapka senin için çok büyük.

 

Süre bildirir:

               

  • Kitabı bir hafta için aldım.
  • Birkaç gün için İstanbul’a gideceğim.

 

İle (-la, -le ):

 

Birliktelik, araç ,durum ve sebep ilgisi kurar.

 

  • Köye dolmuşla gidebilirsin. (araç)
  • Uçakla İzmir’e gitmişti (araç)
  • Konsere arkadaşımla gittim. (birliktelik)
  • Çocuk, yolda babasıyla yürüyordu. (birliktelik)
  • Öfkeyle kalkan zararla oturur. (durum )
  • Gökyüzü, hasretle kucaklasın doğayı. (durum)
  • Sınav heyecanıyla kalemimi unuttum. (sebep)
  • Kaza korkusuyla araba kullanamıyor ( sebep)

 

Kadar:

 

Benzerlik ve karşılaştırma ilgisi kurar.

 

  • Adana, cennet kadar güzel bir yerdir. (benzerlik)
  • Siirt, bu yaz cehennem kadar sıcaktı. (benzerlik)
  • Bir peri kadar güzel bir kızdı. (benzerlik)
  • Sen de onun kadar çalışsaydın sınavı kazanırdın.(karşılaştırma)
  • Babası kadar iyi şarkı söylüyor. (karşılaştırma)

 

Yaklaşıklık, zaman açısından sınırlandırma, mesafe:

 

  • Bin kadar asker cepheye gidiyordu. (yaklaşık)
  • Pazardan iki kilo kadar pirinç almış. (yaklaşık)
  • Bu ev akşama kadar temizlenecek. (zamanda sınırlama)
  • Cumaya kadar ödevimi bitirmeliyim. (zamanda sınırlama)
  • Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. (zamanda sınırlama)
  • Eve kadar yürümem gerekiyor. (mesafe sınırı)

 

Mesafe sınırı:

 

  • Yapılacak dünya kadar işim var.
  • Avuç içi kadar bir evde yaşıyorlar.

Gibi anlamında kullanılabilir:

 

  • Bu kitabı okuyunca Muğla’yı görmüş kadar oldum.

 

Karşı:

 

Yön ve zaman ilgisi kurar. –e karşı biçiminde kullanılırsa edat olur. Yalın halde kullanılırsa ya da bir ek alırsa edat olmaktan çıkar isimleşir.

 

  • Denize karşı bir ev yaptırmış. (yön)
  • Duvara karşı on adım yürü. (yön)
  • Sabaha karşı çok şiddetli yağmur yağdı. (zaman)

 

Karşılık olarak , yönelik anlamı katar:

 

  • Bu sözüne karşı ben ne diyebilirim ki şimdi. (karşılık olarak)
  • Resme karşı ilgin ne zaman başladı?( -e yönelik)

 

 UYARI: Yalın halde kullanılırsa ya da bir ek alırsa edat olmaktan çıkar isimleşir.İsmi belirtirse sıfat olur.

 

  • Karşı evin penceresi açık kalmış. (sıfat)
  • Önce karşı sahaya çıktı. (sıfat)
  • Karşıya geçmeden önce sağına ve soluna bak.(isim)

 

Göre:

 

Görüş, düşünce, uygun olma anlamları katar:

 

  • Bilim adamlarına göre dünya yok oluyor. (görüş)
  • Anneme göre bu yıl sınavı kesin kazanırmışım. (görüş)
  • Bulunduğun ortama konuşacaksın. ( uygun)
  • Zevkime göre bir elbise arıyorum. (uygun)

 

Karşılaştırma ilgisi kurar:

 

  • Burası eski evimize göre daha büyük.
  • Yaşıtlarına göre çok hızlı koşuyorsun.

 

Üzere:

 

Koşul ve amaç ilgisi kurar.

 

  • Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin. (koşul)
  • Konuşmak üzere kürsüye çıktı. (amaç)

 

Yaklaşık olma, gibi şekilde… anlamları katar:

 

  • Hemen eve dönelim, akşam olmak üzere.

       ( yaklaşık)

  • Zil çalmak üzere. ( yaklaşık)
  • Her şey planlandığı üzere yapılacak. (şeklinde)

Doğru:

 

Yön ve zaman ilgisi kurar.

 

  • Eve doğru yürüyorum. (yön)
  • Akşama doğru misafir gelecek. (zaman)

 

İsmi nitelerse sıfat, fiili nitelerse zarf öbeği oluşturur:

 

  • Eğri oturup doğru konuşalım. (zarf)
  • Bu zamanda doğru insanı bulmak zordur. (sıfat)
  • Tahtaya bir doğru çizdi. (isim)

 

Sanki:

 

Benzetme, sitem ilgisi kurar.

 

  • Gökyüzü sanki yaramaz bir çocuk. (benzetme)
  • Sanki verdiğim her işi yapıyorsun. (sitem)
  • Sanki selam verdin de almadık. (sitem)

 

Diğer edatlar:

 

  • İşten sonra bize uğrayacak.
  • Bu işi ancak sen yaparsın.
  • Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek.
  • Sabahtan beri dışarıyı izliyor.
  • Bu mutlu olaya sadece yıldızlar şahittir.
matematikcimm.tr.gg
Atasözleri sözlüğü
Deyimler sözlüğü
Kompozisyon Örnekleri
Kitap özetleri
Bilgi damlaları
Roman özetleri
100 Temel eser
Türk destanları
Dünyamızı tanıyalım
Ülkemizi tanıyalım
Türkiyenin bölgeleri
Dünya bilimi
Bilim adamları
Biliyormusun ?
Rekorlar kitabı
Bilmeceler
Güzel sözler
Fıkralar
Komik yazılar
Diğer Konular
Hoşgeldin 2011
İslami bilgiler
Photoshop dersleri
Küresel ısınma
Çeşitli bilgiler
Online:
Tekil Hit: 12
Çoğul Hit: 106
Ip: 100.25.43.188

PageRank
© Matematikcimm.tr.gg Tüm hakları saklıdır.İçerik kaynak gösterilmesi halinde kullanılabilir 2008-2009-2010 Copyright ©
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=